Kaybolan Antik Değerlerimiz

Kaybolan Antik Değerlerimiz.

 

Bu günkü adı Urla olan  ; antik dönemde Klazomenai olan kentte bulunmasından dolayı bu tip lahitlere  verildiğini sandığım bir ad,  Klazomenai tipi lahit.

Bu lahitler pişmiş topraktan da yapılıyor olup bazı süslemelerin de  yer alabildiği bir lahit tipi. 5 yüzyılda görülmeye başlayan pişmiş topraktan  lahitlerde ,  beşik çatı biçiminde kapaklar bulunmaktadır.

Bu gün Anadolu’da kullanılan hazır mozaik mezar  formundalar .

Pişmiş kilden yapılmışını Gündoğan (Sarıyan) Köyü’nde Uysalların Kavaklık Bahçesinin orada Hamza Pınarı’nın yakınında görmüştüm. O gün için kırılmıştı , ama  üzerindeki süslemeler seçilebiliyordu. İlgililere iletmiş olduğumuz halde işten ve sorumluluklarından kaçanlar bu işlere pek ilgi göstermemişlerdi.

8.12.2007 tarihli gezimizde de gene Gündoğan Köyü’nde görmüş olduğumuz Yer tipi kaya mezarı olarak adlandırabileceğimiz  mezarlardan birini gördük.

 Bunlar büyük bir kaya üzerine oyulmuş ve üzeri kapak taşla kapatılmış   mezarlar.

 Üçbölük (Ilbarıt) Köyü ile Ahçılar  arasında Hacılar Obası Köyü güney yönünde gördük.

Arabayla geçerken gezi arkadaşım da olan İsmail Şengül buralarda kaya mezarı var biliyor musun?  diye sorduğunda Ahçılar tarafına hiç gitmediğimi  görmek istediğimi  ifade ettim.

Tahmini yeri bulunca inip kabaca bir inceledik.

Yamaç tarafında bulunduğundan yukarıdan gelecek kaymaları engellemek için olsa gerek kuzey tarafı duvarla çevrili bir mezar lahitin kapağı ve duvarlar definecilerden nasibini almışlar. Duvar taşları bir nebze olsun seçilebiliyor ,  ben duvarın parçalarıyım diyor ama kapağı seçebilmek hemen olası değil, belki daha alıcı bir gözle incelemek te gerekebilir .

 Resimlemeye çalıştık. Sizlerle paylaşmak istedim bu eseri  , belki birileri de ilgi duyar sahiplenir diye.

 ilk donda da büyük oranda zarar göreceği  olası çünkü içi su doluydu bu  eserin . Bölgedeki tarihi eserlerin basamaklarının yok olması da  hızla hızlı şekilde sürmekte. . Lahit mezarın bulunmasının bölgedeki arkeolojik çalışmalar açısından çok önemli olduğunu bilebiliyoruz. İki sene öncede bir kil tablet bulunduğu duyumlarını almıştık.

Fotoğraflarını edinmiştik.

Bu eserlerin bu şekilde sahip çıkılmadığından dolayı yok olmaları  Fethi Toker Güzel Sanatlar Fakültesine bir bölüm veya 3 Nisan Üniversitesine Arkeoloji bölümü kurulmasının  önünü kapatmakta olabilir.

Safranbolu’da kullanılan bir söz var  ” sakini değil sahibi olalım”   gelin birlikte sahibi olalım.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !